KUŞLUK NAMAZI


Merhabalar,
Bu başlığı görünce artık bizlere din dersi vermeye kalkıyor bu kız dediğinizi duyar gibiyim, yok canım olur mu öyle şey.Aslında bu da burda dursunluk bir konu.



Ben sizlere çocukluk anımı anlatacağım.Sizleri biraz her şeyden uzaklaştırmak için.
Hadi başlayım o zaman.
 

  Sanırım dokuz-on yaşlarındaydım,her yaz memleketime giderdim amcamlara yardım etmeye,yaşıma bakmayın iyi tütün dizerdim.Birde canımdan çok sevdiğim tontiş tatlımı tatlı, maviş boncuk gözlü ninemle, cefakar babaannem vardı onları görmek için tatil oldu mu fırlardım köye.


  Köy bize iki buçuk saat uzaklıktaymış ama bana o zamanlar o kadar çok uzun gelirdi ki sanırsın dünyanın öbür ucuna gidiyorum.😊
 Ninem görme engelliydi, bana hep nasıl birşeye benzediğimi çok merak ettiğini söylerdi bende hissettirmeden hep ağlardım...

 Gelelim asıl konuya, neden başlık kuşluk namazı?

Ninem hep vakit gelmeden sabahla öğle arasında namaz kılardı sorardım"kuşluk namazı kızım" derdi bende sormazdım ne olduğunu, üstünde fazla durmazdım.
İşte bugün takvime baktım kuşluk namazını anlatıyordu,çok duygulandım, rahmetli ninem geldi aklıma, nur içinde yatsın...Bende sizlerle paylaşmak istedim umarım kötü etmemişimdir.

Eee bu kadar bahsetmişken açıyım kuşluk namazını değil mi?
"Kuşluk[Duha] namazı kılınması müstehap olan nafile namazlardandır.Sabah güneş yükseldikten sonra,öğlen vaktine kadar kılınabilir. 
İki rekat ile oniki rekata kadar kılınabilir. Dörtten az kılmamak gerekirken ortası altı rekattır ki Peygamber Efendimiz(s.a.v)de bu şekilde kılarmış.

"Cennet'in bir kapısı vardır ki, ona "Duhâ kapısı" derler. Bu kapıdan yalnız kuşluk namazı kılanlar girer. (Hadîs-i şerîf-Ey Oğul İlmihâli)"
Şeklindedir😊Sağlıcakla kalınız efendim.
  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar