EŞİT KOLLU TERAZİ
Eşit kollu terazi denildiği zaman aklına ilk ne geliyor?
-Adalet?
-Bir şeyler ölçmek-tartmak?
Yani bu ikisi gelir yada yaşanmışlıklarla ilgili herhangi bir şey gelir değil mi insanın aklına.
Benim aklıma ne geliyor biliyor musun, insan...
İnsan mı, dediğini duyar gibiyim. Ama evet, insan geliyor.
Nasıl mı?
Şöyle ki; bence insan da terazi gibi olmalı hayat karşısında, eşitliğin sembolü olmalı insan, her ne kadar, dünya zıtlıklar dünyası olsa da o her konuda eşit olmayı ortalamayı tutturmayı başarabilmeli aşırıya kaçmazken, azla da yetinmemeli.
Çünkü yaşanılan pek çok durum insana tıpkı bir terazide olduğu gibi eşit olmak, ortalamayı tutturmak gerektiğini, eşit davranışlar, tepkiler göstermesi gerektiğini gösteriyor.
Sanırım biraz örneklesem iyi olacak. :)
Mesela, az yersen karnın doymaz çok yersen miden rahatsız olur.
Sınav korkusu iyidir ama azı tatmin etmez ders çalışmazsın çok korku da seni senden eder. :)
Azı karar çoğu zarar hesabı insan da ortasını bulduğu zaman doğruyu bulmuş sayılır bence. :)
Peki, başka bir soru;
Sence insan başkalarının tecrübelerinden faydalanmalı mı hayatta?
Ve bizler başkalarının tecrübelerinden faydalanılıyorsak bu ne oranda olmalı ?
Başkalarının tecrübelerinden faydalanmak demek her seferinde yeniden Amerika'yı keşfetmek zorunda kalmamak demektir aslında.
Yaşadığın durumu daha önce yaşamış insanlar illaki vardır ve sende bunun sonucunu tahmin edemiyor karasızlıklar yaşıyorsan elbette ki bu aşamada başkalarının tecrübelerine başvurman gerekir.
Zaman zaman, başkalarından fikir almak, danışmak, tecrübelerinden faydalanmak seni daha az yorar hayat karşısında. :)
Peki, birinin tecrübesinden faydalanmak için karşındaki insan da ne ararsın?
İşte bir kaç kriter;
-Bilgi birikimi ne oranda,
-Şuan o hangi aşamada yani konuşuyor ama hayatına bana söylediklerini uygulayabilmiş mi?
- Hitabet gücü, tabii ki karşımızdaki insanın konuşma tarzını yadırgayamayız değil mi, önemli olan ne anlattığın kadar nasıl anlattığındır pek çok zaman, bunun da pabucunu dama atamayız şimdi. :)
-Kişiye yakınlığı, birinden ilham almak için onu kendimize yakın hissetmemiz, ortak bir şeylerin olması, kendimden bir şeyler bulmam önemlidir.
İlk aranan özellikler bunlar oluyor genelde, bu özelliklerin önemli bir kısmını sağladığımızda karşınızdaki insanla aranızda bir etkileşim oluyor ve sen bu kişinin tecrübelerinden faydalanmak istiyorsun.
Hayat tecrübesi olan insanlar ayaklı kütüphane gibidirler onlar girdikleri her ortamı aydınlatmayı başarırlar aynı zamanda pusuladırlar yol gösterirler.
İşte böyle kıymetli bir şeydir tecrübe.:)
Eşit kollu terazi denildiği zaman aklına ilk ne geliyor?
-Adalet?
-Bir şeyler ölçmek-tartmak?
Yani bu ikisi gelir yada yaşanmışlıklarla ilgili herhangi bir şey gelir değil mi insanın aklına.
Benim aklıma ne geliyor biliyor musun, insan...
İnsan mı, dediğini duyar gibiyim. Ama evet, insan geliyor.
Nasıl mı?
Şöyle ki; bence insan da terazi gibi olmalı hayat karşısında, eşitliğin sembolü olmalı insan, her ne kadar, dünya zıtlıklar dünyası olsa da o her konuda eşit olmayı ortalamayı tutturmayı başarabilmeli aşırıya kaçmazken, azla da yetinmemeli.
Çünkü yaşanılan pek çok durum insana tıpkı bir terazide olduğu gibi eşit olmak, ortalamayı tutturmak gerektiğini, eşit davranışlar, tepkiler göstermesi gerektiğini gösteriyor.
Sanırım biraz örneklesem iyi olacak. :)
Mesela, az yersen karnın doymaz çok yersen miden rahatsız olur.
Sınav korkusu iyidir ama azı tatmin etmez ders çalışmazsın çok korku da seni senden eder. :)
Azı karar çoğu zarar hesabı insan da ortasını bulduğu zaman doğruyu bulmuş sayılır bence. :)
Peki, başka bir soru;
Sence insan başkalarının tecrübelerinden faydalanmalı mı hayatta?
Ve bizler başkalarının tecrübelerinden faydalanılıyorsak bu ne oranda olmalı ?
Başkalarının tecrübelerinden faydalanmak demek her seferinde yeniden Amerika'yı keşfetmek zorunda kalmamak demektir aslında.
Yaşadığın durumu daha önce yaşamış insanlar illaki vardır ve sende bunun sonucunu tahmin edemiyor karasızlıklar yaşıyorsan elbette ki bu aşamada başkalarının tecrübelerine başvurman gerekir.
Zaman zaman, başkalarından fikir almak, danışmak, tecrübelerinden faydalanmak seni daha az yorar hayat karşısında. :)
Peki, birinin tecrübesinden faydalanmak için karşındaki insan da ne ararsın?
İşte bir kaç kriter;
-Bilgi birikimi ne oranda,
-Şuan o hangi aşamada yani konuşuyor ama hayatına bana söylediklerini uygulayabilmiş mi?
- Hitabet gücü, tabii ki karşımızdaki insanın konuşma tarzını yadırgayamayız değil mi, önemli olan ne anlattığın kadar nasıl anlattığındır pek çok zaman, bunun da pabucunu dama atamayız şimdi. :)
-Kişiye yakınlığı, birinden ilham almak için onu kendimize yakın hissetmemiz, ortak bir şeylerin olması, kendimden bir şeyler bulmam önemlidir.
İlk aranan özellikler bunlar oluyor genelde, bu özelliklerin önemli bir kısmını sağladığımızda karşınızdaki insanla aranızda bir etkileşim oluyor ve sen bu kişinin tecrübelerinden faydalanmak istiyorsun.
Hayat tecrübesi olan insanlar ayaklı kütüphane gibidirler onlar girdikleri her ortamı aydınlatmayı başarırlar aynı zamanda pusuladırlar yol gösterirler.
İşte böyle kıymetli bir şeydir tecrübe.:)



Yorumlar
Yorum Gönder