KİŞİSEL PROBLEMLER
                                VE TEMELİNDE YATAN NEDENLER

Hasta olur doktora gideriz ve bize bir reçete yazar ya;
Şu şunun için bu bunun için gibi,  işte bende bugün sizlere problemlerin reçetesini yazmaya karar verdim.
Burada tüm sorunların hastalıkların genel nedenini bulacaksınız, farkım o olacak. :)






 Sinirlenmek, sinir krizleri geçirmek, kavgalar , düşmanlıklar , depresyon ve kaygı başta olmak üzere pek çok ruhsal, psikiyatrik problemin altında yatan asıl nedenlerden biri nedir?

Ne olabilir?

Duyduğunuzda şaşırabilirsiniz ; çünkü ben öyle oldum.:)

Hadi, Kaygı(anksiyete) ile başlayalım o halde;

Kaygı, yani endişe halinin normal bir insanda ortalama olması gerekirken düşük ya da yüksek olması bir takım problemleri beraberinde getiriyor.

Düşük olması genellikle hayata karşı  beklentisiz olmakla alakalı iken yüksek olmasının temelinde çokca beklenti içine girmek yatıyor.

Eğer çok fazla beklenti içine girerseniz ve o beklentiler boş çıkarsa bu durum sizin ruhsal durumunu olumsuz olarak etkilemektedir.

 Ve bu şekilde, beklenti sonuç yok, beklenti sonuç yok şeklindeki hayat sizin kaygı seviyeniz de ;

Acaba?
Acaba gene mi olmayacak, 
Ya bu sefer de olmazsa
Ya şöyle olursa ...

Gibi cümlelerin kafanız da otomatik olarak belirmesine sebep olmaya başlayacak ve bu durum sizin kaygı durumunuzun yükselmesine neden olacaktır.

Kaygıyı olumsuz etkileyen sadece beklentiler değil.
Yanlış yorumlama, çarpıtma, işlevsiz yanlış düşünceler, yanlış temel(köklü) inaçlar, olayların sadece olumsuz tarafına odaklanmak, bütün problemlerimizin nedenidir.

Şimdi düşün, yaptığın yanlış bir yorum,
Aslolandan farklı algılaman, 
Hayatın boyunca körü körüne inandığın işlevsiz inançların seni hasta ediyor ve sen bunu göremiyorsun.

Bu kadar basit bir etkenin hayatını nasıl etkilediğinin farkına varman için illa her hangi bir psikolojik problem yaşamana gerek yok, hayatının bundan sonrasını doğru düşünce sistemiyle sağlamlaştırabilirsin.

Ben hiç bir zaman artık çok geç, lafına inanmam, son ana kadar bir saniye dahi olsa gidişatı değiştirmenin imkanı vardır.

Hayat karşısında başarısız olduğum bir dönemde, hayıflanıp, dövünürken bir büyüğüm şöyle dedi,
-Kazandığın zaman Allah kahretsin neden ben kazandım, diye düşünüyor musun? dedi.
-Ama bu çok saçma olmaz mı neden öyle diyeyim ki?, dedim, güldük.

Ancak olan tam da buydu, bizler kaybetmeyi sevmiyor, hep kazansak istiyoruz, kaybedince ne yapacağımız hakkında en ufak bir bilgimiz yok hal böyle olunca sarılıyoruz yasa, hayıflanmaya, kafayı duvarlara vurmaya.

 Hep kendimden örnekler vereceğim bugün :)

Yine ben birgün, diyormuşum :)

Şakası bir yana benim çok yanlış bir inancım vardı o da şöyle;
Ben ne olursa olsun kendimi en kötüsüne hazırlayım da sonuç iyi olursa yanıma kar alsın diye düşünüp kendince kurnaz geçinen bir insancıkdım.
Ah, ne kadar aptalca bir düşünce değil mi benimkisi.

Peki, sonra ne oldu biliyor musunuz?

Hiç bir zaman hiç bir olay benim düşündüğüm kadar kötü sonuçlanmadı.
İnanın zihin sizin bir komutunuza bakıyor, kötü demenizle size öyle senaryolar yazıyor ki aman Allah yani. :)

Bir dönem bir durdum dedim ne oluyor, her şey neden ters gidiyor?

Meğer her şey yolundaymış da ben ters gidiyormuşum,  kendimi olaylar karşısında en kötüsüne hazırlayarak.

İnsanın doğruyu bulması her zaman çok da kolay olmuyor, bazen çok fazla çaba gerektirebiliyor.
Okumak , araştırmak, danışmak, sormak, soruşturmak, deneyimlerden faydalanmak gerekiyor.
Kolları sıvadım sağlam tavsiyelerle çeşitli kitaplar okudum araştırmalar yaptım ve elle tutulur sonuçlara ulaştım kendimce. :)

Eğer sizlerde de bir merak uyandıysa şu iki kitabı tavsiye ederim mutlaka göz atmalısınız bence. :)

1-David Burns-İyi Hissetmek

2-Bilişsel Davranışçı Terapi: Temelleri Ve Ötesi - Cognitive Behavior Therapy: Basics And - Judith S. Beck

 Son olarak şunu da eklemeliyim ki, her düşündüğümüz doğru demek değil, o yüzden her düşünceye takılıp kalmamak temiz bir nefes alıp önünüze bakmanız gerek.

 Şimdi zaman; ön yargıları, olumsuz , çarpıtılan düşünceleri bir kenara bırakmanın zamanı.:)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar